Basına yük olanların dikkatine!

Basına yük olanların dikkatine!

Basında uzun yıllar çalışan ve emek veren, hatta geçimini sadece burda kazanmaya çalışan bir yurttaş olarak, bir gazeteci olarak, özellikle son yıllarda gerek mesleğimizi özgürce yapabilmek, gerekse ekonomik sorunlara hapsolmadan sürdürebilmek açısından oldukça zor günlerden geçiyoruz.

Günlerdir aklımdan geçen şu haksızlığı yazmak istedim ve kısmet bugüneymiş diyelim. Sözüm reklam içerikli, tanıtım içerikli, kişiyi ve kurumu ön plana çıkaran, basın açıklamaları yolu ile sürekli basına yük olan ve tek kuruş desteği olmayan kimi cambazlara seslenmek isterim.

Aslında burada bunların isimlerini de ifşa etmek isterim, ama etik kurallar gereği doğru olmayabilir düşüncesiyle kendimden saklı kalsın istedim. Onlar aslında kendilerini çok iyi bilir.

Özetleyecek olursam sözünü ettiklerim başta kimi belediye başkanları, döner sermayeli resmi yada yarı resmi kurum ve kuruluşlar, katmerli maaş alan ve ömür boyu emekli maaşı alma özlemindeki milletvekilleri, ayrıca ileride milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyesi adaylığı planı kuran yada bu yolla ticari rant hesabı yapanlar, bulunuğu yerin genel başkanlığı genel merkez yöneticiliği gibi üst merciilere yükselme planı yapan kimi siyasi parti il ve ilçe başkanları, sanayi ve esnaf odası gibi STK başkan ve temsilcileri, sendikalar, demokratik kitle örgütleri, sanayi kurluşları ve holdinglerin başındakiler, dönüp kendilerine şunu sormalılar; “Özgür olmasını istediğimiz yada savunduğumuz düşüncelerimizi, faaliyetlerimizi kamuoyuna duyurmasını istediğimiz, basın açıklamalarımızı paylaştığımız basın kuruluşuna ayda, 3 ayda, 6 ayda yada bir yılda ne kadar bütçe ayırdık, ne verdik...” Lütfen bunu kendinize sorun.

Yaşanan ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve TL'nin hızla değer kaybetitği günümüzde yılda 500 tl yada 1-2 bin, yahutta 3-4 bin TL gibi komik rakamlara basını kendine bağlamaya çalışanlar unutmasınki, kamu hizmeti veren basının, tek gelir kaynağı reklam, ilan, tanıtım ve aboneliktir. Özgür ve gerçek anlamda gezetecilik faaliyeti yürütenlerin başka geliri yok. Böyle gazeteciler çay - şeker vs. satarak, ticaret yaparak, kamu hizmeti vermiyor. İktidara sırtını dayamıyor...

Bilin istedim...

Aksi halde basına destek olmaya imtina ettiğiniz, uzak kaldığınız bu kafa ile basının özgür olmasını, bağımsız olmasını bekleyemezsiniz. İşinize geldiği gibide kullanamazsınız. Hatta 3-5 sanayiciye yada siyasiye, kuruma sırtını dayayarak gazetecilik yapıyorum diyenlerden de bağımsız, özgür, tarafsız habercilikte beklemeyin.

Demokrasinin olmazsa olmazı, özgür basındır. Basının özgür olmadığı yerde, demokrasi falan olmaz. Bağımsız yargı, adalet, hak, hukuk olmaz, huzur olmaz...

Ama bencil ticari kafa ile hesap yapanlar aç gözlüler, paylaşımda samimi olmayanlar, elbette bu gerçeği önemsemezler. Çünkü onlar neme lazımcıdır, bana değmeyen yılan bin yaşasın der, havanda su döverler. Tek düşündükleri midesi ve rantı olur. Bunlar toplum için, insanlık için, yarınlar için, ellerini taşın altına koymaya tereddüt eder, unutmasınlarki paylaşım güzelliği, huzuru, büyümeyi, saygıyı, onuru ve zenginliği getirir...

Bu yazdıklarım halen basına yük olanların kulağına küpe olsun derim.

Kimi siyasi uyanıklar, hiçe saydığı kuruş desteği olmadığı halde, bazen bizede sorar hasmına ilişkin “ya bu konu haber değeri taşımıyormu, niye yazmıyorsunuz” diyerek güya bizi kullanarak tetikçilik yada şantajcılık yaparak, arka planda susması için rant devşirecek. Üstelik sözünü ettiği şahıs ile düne kadar birlikte siyasi yol arkadaşlığı vs. yapmış.

Bu ne çirkinlik böyle...

Benzer çürükler basın camiası içerisinden de var, kimi sözde gazeteciyim diye geçinenler, olumsuz bir konuda gözüne kestirdiği şahsı yada kuruma gider, “Ya şu konuda usülsüzlüğünüz var haber yapacam der yazmadan rant devşirmek ister, yada bir başka gazeteciye bilgileri verir haber yaptırıp arka plandan gider, şu gazete sizinle ilgili haber yaptı, ben yapmadım sizi düşündüm” yalakalığı, şantajcılığı yolu ile rant devşirir.

Böylesine kirlenmişlik içerisinde dürüstçe bir gazetecilik yaparak ayakta kalmak, oldukça zorlaşmış gözüküyor...

Ajanslara gelince

Bazı kurumlar, şirketler, odalar veya dernek gibi STK ‘lar, etkinlik faaliyet vb. çalışmalarını haberleştirip basına servis etmesi için bir ajansı ile anlaşır. O kurum, kişi, siyasi, o ajansa ayda katmerli aylık ödemesi yaparken, haberine yer veren basına ise ödeme yapmaz. Sanki gazete o ajansın yan kuruluşuymuş gibi. Halbuki o ajansta, gazetecide aynı işi yapsada ayrı ayrı birer özel kuruluştur. Hiçbir gazete, ajansatan gelen haberi kullanmak gibi bir mecburiyeti yoktur.

Bilin istedim... www.yenicizgihaber.com

NOT:

YENİ ÇİZGİ HABER'den

Kıymeti takipçilerimiz lütfen paylaştığımız haberleri, köşe yazılarını, sadece okuyup geçmeyiniz, beğeni, yorum ve paylaşım yapınız. Google reklamlarını,mutlaka tıklayınız, uygun gördüklerinizi inceleyip ayrılabilirsiniz.

Yeni Çizgi Haber Gazetemizin halen facebook hesabı kapalı olduğundan, yedek olarak yeni açılan facebook hesabımızdan bizi takip etmenizide rica ederiz, kalın sağlıcakla.

Web Sayfa ve sosyal medya hesaplarımız şunları;

https://www.yenicizgihaber.com/

https://www.facebook.com/profile.php?id=61564912765480

https://www.facebook.com/yenicizgihaber

https://x.com/yenicizgigazete

https://www.instagram.com/yenicizgigazete/

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
    Bekir Şahin Arşivi