Yaylalar

Arif NACAROĞLU” Yazdı..

Askerliğimi, o dönemlerde asteğmen olarak yapmam gerektiği halde bir tanıdığın da yardımıyla (torpiliyle) 8 ay er olarak yaptım. 3 hafta çavuş olma eğitimi alıp çavuş adayı olarak kıtaya gönderildim. Kıta dediğim acemi eğitim tümeni. 3 ayda bir yeni asker adaylarının gelip temel eğitim aldıkları tümenlerden biri. Ben eğitim çavuşuyum. Bölüğün günlük, haftalık eğitim çalışmasını planlıyor ve az ya da çok ne kadar yapılmış olsa da, emir gereği, tepelerden birileri gelip bakarsa “aferin bölüğe” desin diye, her şeyi dört dörtlük yapılmış gibi süsleyerek eğitim takip defterine raporluyorum.

 

Sabah sporu denilen koşuda Anadolu’nun her yerinden toparlanmış acemileri dizip tümenin ıssız köşelerinde uygun adım koşuyoruz. Bölük veya tabur komutanının önünden geçerken sesler gürleşiyor. Türkçe bilmeyen Bingöllü Seydin, Bitlisli Mazlum dahil hep bir ağızdan bağrışıyoruz.

 

Sol.. Sağ.. Sol.. Sağ..

Her.. Türk.. Asker.. Doğar..

 

Sonra yine sessizce koşuya devam.

 

Akşam ders. Sırf insan dövmeye geldiği belli bir asteğmen okuma yazma bilmeyen Çingene çocuklarına (Çingene olduklarını askere gelmek için nüfus kağıdı çıkarırken “Davulcu”, “Zurnacı” olarak yazılmış soyadlarından anlıyoruz) , doğulu gençlere takmış. “Büyük öğretmen” havalarında. Elinde ince kiraz dalı. İsmini söylemekten aciz çocuklara, kendi de bilmemesine rağmen, Atatürk’ün 10 vasfını bilmiyor diye basıyor sopayı. Diğer çavuşlar, asteğmenler bir şeyler yapmaya çalışıyor ama burada da “kötü” diğerlerini bastırıyor. “iyiye” çıkışmak kolay ama “kötü”yü durdurmak zor. Yaşıma güvenip, rütbemin küçük olmasına rağmen çıkışınca kayboluyor.

 

Sabah koşularında karşıdan gelen diğer bölük acemileriyle ses yarışması yapmak işin eğlencesi.

 

Biz hep bir ağızdan bağırıyoruz.

 

Vatan. Sana.. Canım.. Feda..

 

Onlar cevap veriyor.

 

Sen git de Ablan Gelsin.. Duramıram yalınız. Yaylalar yaylalar.

 

Askerlik bu. Herkesin beyninde kıvrımına göre iz bırakıyor. Kiminde “Vatan sana canım feda.” Kiminde “Yaylalar, yaylalar”.

 

Ve “Askerlik kalksın” diyenleri içeri tıkarken, anlıyoruz ki, askere ihtiyaç yok, paraya ihtiyaç var.

 

603 Defa Okundu.