STARTI VERDİK İNŞALLAH…

Mehmet İLETMİŞ” Yazdı..

Hükümet kanadı referandum startını verdi. İnşallah Hayırlara vesile olur.

25 Şubat günü tüm Türkiye’den çağrılan il ve ilçe başkanları, milletvekilleri, belediye başkanları ve kampanyaya destek vermesi serbest görülen sivil toplum temsilcilerinin katılımı ile verildi start.

Sayın ve derinlikli Başbakanımız öngörü dolu bir nutuk irad eyledi ki dinleyenlerin gözleri yaşarmıştır büyük ihtimal. Bu referandumdan evet çıkarsa Türkiye’nin şahlanacağını, dünya devletleri arasında en öndeki ülkeler arasına gireceğini, ekonominin düzeleceğini, Türkiye’nin yitirilmiş olan itibarının göklere çıkacağını, toplumsal barışın sağlanacağını ve en önemlisi terörün mutlaka biteceğini anlattı.

Eksik bıraktığı iki şey vardı bence. Bunlardan birincisi, kendisinin işsiz kalacağı, ikincisi ise tüm bu saydıklarının nasıl gerçekleşeceği konusu idi.

Evet, bu referandumdan evet sonucu çıkarsa Sayın Başbakanımız gerçekten bu gün görev yapmakta olduğu makam kaldırılmış olacağı için işsiz kalacaktır. Şimdi siz bana ne işsizliği kardeşim. Adam gider aile şirketlerinin başına geçer ve denizcilik faaliyetlerini sürdürür diyebilirsiniz.

Ama o iş öyle değil. O şirketler ve denizcilik işleri zaten yürüyor. Kendisi olmadan da devam eder. Fakat Kırmızı plakalı makam aracı olmaz. Önünde eskortluk, arkasında korumalık yapan onlarca zırhlı araç olmaz. Gittiği her ilde kendisini karşılayan devlet zevatı, boyunu göstermek için sıraya girmiş türedi zenginler olmaz.

Gideceği yerlere yakıtını kendisi karşılayarak gider. Konaklama ücretlerini kendisi öder. Şimdiki konumundan dolayı kendisine verilen birkaç korumanın dışında bir koruma kadrosu kurmak isterse kendi kesesinden tutar. Danışmanlarını kendi işinden kazanacağı paralar ile istihdam eder. O şaşaalı karşılama ve uğurlama merasimleri, her türlü gideri bizim vergilerimizden karşılanan saray sefaları son bulur.

Ve belki de gittiği yerlerde espri yaptığında mecburiyetten gülen kalabalıklar bile bulamaz. Alimallah emekli moduna girer ve çabuk yaşlanır diye kaygı ediyorum.

Bunlar sadece küçük sorunlar. Üstünde durulmasa da olur aslında. Artık çabuk yaşlanma konusuna kendince bir çözüm bulur. Bu startı müthiş bir program ile sundu halkımıza. Bütün televizyonlar birinci haber yaptı. Gazeteler dokuz sütuna manşet attılar.  Ama hiçbirisi o hamasi nutukta geçen şeylerin nasıl yapılacağına dair bir tek cümle bulup ta söyleyemediler, yazamadılar.

Bre kardeşim, 15 yıldır iktidardasınız. Dış borçlar 4 katına, iç borçlanma 60 katına çıkmış. Komşularımızın hemen hepsi ile kavgalıyız. BM. Kayıtlı ülkeler arasında 8 ülkede temsilciliğimiz bile yok. Tarafı olmadığımız bir savaşa girdik ve her gün şehitlerimiz var. İktidar olduğunuz zaman şimdi yakınmakta olduğunuz terör adeta bitme noktasında idi. Petrol fiyatları tüm dünyada düşmeye devam ettiği zamanlar bile biz dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanmaktayız. İşsizlik tüm tarihimizin rekorunu kırmış. Hukuk ve üniversiteler yerle yeksan durumda. Ve daha bunlara benzer bir sürü sorun var. Sebebi ben miyim?

Yapmak istediğiniz hangi icraatın, çıkarmak istediğiniz hangi kanunun önünde engel vardı. Kendi çoğunluğunuzun dışında zaten yedeklediğiniz bir Bahçeli Devlet size katkı sunmadı mı? Sıkıştığınız her durumda can simidi olmadı mı?  Bu halk size bazen istediğinizden bile fazla vekil vermedi mi?

Özel hatlar ve bilgisayar ağları ile donattığınız muhtarlarınız teröre destek için istediğiniz her tür ihbarcılığı yerine getirmedi mi? Devletin valisi olması gerekirken iktidarınızın temsilciliğini yapan çoğunluk hangi engeli koydu önünüze? Özel ve akar paşalar sizin sözünüzün dışında hangi planlamayı yaptılar ki başarısız oldular. Maliye, hazine ve merkez bankası verilen emirlerin dışına mı çıktılar?

Yani kısacası; neyi yapmak istediniz de yapamadınız?

Önümüze koyduğunuz 18 maddelik Anayasa bu kötü gidişatın neresini düzeltecek? İçinde ekonomi ile sosyal devlet olma ilkesi ile terörle mücadele ile komşuluk ilişkileri ile devletin vatandaşları ile ilişkileri ile ilgili ne var?

Hadi gözünüzü seveyim. Anlatın bize bunları.

Başbakanın nihayet kendi ağzı ile söylediği, tek adam yönetiminin dışında bize ne getirecek bu değişiklikler. Hadi be kurban. Söyleyin de bilelim. Bakın yoksa biz vallahi Hayır diyeceğiz. Ve sayımızda her geçen gün çoğalıyor, bilesiniz…

 

302 Defa Okundu.