Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek suçunun cezası

Av.Ahmet Hartavi” Yazdı..

 

Kanun yöneticileri ve üyeleri birbirinden ayırmış ve yöneticileri daha ağır bir şekilde cezalandırmıştır. Bunun sebebi açıktır ki yöneticinin örgüt üzerindeki etkinliği ve konumudur. Örgüte üye olarak katılıp daha sonra örgüt içinde terfi etmek de mümkündür. Bu durumda da kişiye hem örgüt yöneticisi hem de üyeliği sebebiyle ceza verilemez sadece örgüt yöneticiliğinden dolayı ceza verilir. Bunun için de temadinin kesilmemiş olması gereklidir.

Bu suç tipi seçimlik hareketli bir suçtur. Dolayısıyla bu seçimlik hareketlerden herhangi birisinin yapılmış olması, söz konusu suç tipinin oluşması için yeterlidir. Örgütü kuran kimse, örgüt yöneticisi de olabilir; ancak böyle bir zorunluluk yoktur. Keza, örgütü yöneten kişi, örgütün kuruluşuna katılmamış olabilir. İki sıfatı da üzerinde taşıyan kişi, örgüt kurmak ve yönetmek hareketleri seçimlik olduğu için sadece birinden dolayı cezalandırılır. Ayrıca örgüt yöneticisi konumunda olan kişiler sadece bu konumlarından dolayı cezalandırılır, örgüt üyesi olmaktan cezalandırılmazlar.

Kişi örgüt üyeliğinden dolayı yakalanmış ve hakkında iddianame düzenlenmişse yani hem fiili hem de hukuki kesinti olmuşsa, bundan sonraki bir tarihte kişinin aynı örgütte yönetici sıfatıyla yer alması ayrı bir suç oluşturacaktır. Bazı geniş çaplı örgütlerde sadece bir yönetici bulunmaz, birden çok yönetici de bulunabilir. Bu itibarla yönetici kapsamına sadece örgüt lideri girmez. Geniş çaplı örgütlere bakıldığı zaman bölge sorumluları, il sorumluları ve daha altında semt, köy sorumluları şeklinde yapılanmalar görülebilir. Böyle yapılanmalarda örgütü ve işleyişini organize eden emir veren, örgütün planını çizen ve benzer özellikteki diğer faaliyetlerini yürüten kişiler örgüt yöneticisi kavramını doldurur. Bundan dolayı en küçük çaplı yönetici bile üst kademedeki örgüt yöneticileri gibi yargılanıp cezalandırılır. Bu noktada, örgüt yapılanmaları içinde, örgüt içindeki hiyerarşik yapı çerçevesinde somut olayda inisiyatif alıp verme yetkisi, örgüt yöneticisinin tespiti ile ilgili bir kriter olarak karşımıza çıkmaktadır.

Örgüt faaliyetleri içinde belirli bir suçun işlenmesini planlayanlar örgüt yöneticisi olarak kabul edilemez; çünkü suç örgütlerinin yapısı, işlenen suçlar bakımından işbölümü yapılmasını ve belirli roller üstlenilmesini gerekli kılmaktadır. Bu bakımdan örgüt yöneticisi olmakla belirli suç ya da suçların işlenişinde yönetici konumunda olmayı birbirinden ayırmak gerekir. Bu türlü geniş yapılanmaların söz konusu olduğu örgütlerde yönetici konumundakiler somut olayın özelliklerine, bu kişilerin örgütün hiyerarşik yapısı içinde üstlendiği görevlere göre belirlenir.

Örgüt yöneticisi olmak o mevkide bulunmak ile ilgili değildir. Bizzat fiili olarak yöneticilik yapmakla mümkündür. Bir kimsenin sadece adının yönetici olarak geçmesi kişiyi yönetici konumuna getirmez; ancak kurucu aynı zamanda yönetici olabilir veya ayrı bir kişi yönetici olarak belirlenmiş olabilir. Son olarak şunu söylemekte yarar var: Örgüt yöneticisi on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası alırken, örgüt üyesi beş yıldan on yıla kadar hapis cezası alır. Dolayısıyla bir kişinin örgüt yöneticisi olduğuna dair somut bir delil bulunmuyorsa “şüpheden sanık yararlanır” ilkesine dayanarak örgüt üyesi olarak cezalandırılması gerekir.

5237 Sayılı TCK’nın 314. maddesinin son şekline göre;

“ (1)Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2)Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.

(3)Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.”

 

13.205 Defa Okundu.