Sağlık çalışanları pes etmiyor

MERSİN- YENİ ÇİZGİ; Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şubesi, Mersin Tabipler Odası ve Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Mersin Şubesi tarafından yapılan ortak basın açıklamasınd...
MERSİN SES BASIN AÇIKLAMASI  (3)

MERSİN- YENİ ÇİZGİ; Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şubesi, Mersin Tabipler Odası ve Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Mersin Şubesi tarafından yapılan ortak basın açıklamasında konuşan SES Mersin Şube Eşbaşkanı Yılmaz Bozkurt, “Krizi gerekçe göstererek ekmeğimize el konulmak isteniyor, cebimizdeki üç kuruşa göz dikiliyor, haklarımız daha da budanmak isteniyor; krizi fırsat gören patronlar işçilerin mesai ücretlerine el koyuyor, işten çıkarmalar yaygınlaşıyor. ‘Aynı gemideyiz’ denilerek emekçilerden fedakârlık bekleniyor. Ancak krizi biz yaratmadık, sorumlusu biz değiliz, hiç bir hakkımızdan da vazgeçmeyeceğiz” dedi. Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri geçmişten bugüne mücadele verdiklerini, ifaden eden Bozkurt,  “Hakkımız olanı alana kadar da kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi. Bu arada Mersin’de de Şehir hastanesi, Üniversite Hastanesi, Toros Devlet Hastanesi, Silifke Devlet ve Tarsus Devlet Hastanesinde binlerce imzaları toplayarak TBMM’ye gönderdiklerini de kaydettiler.

Fiili hizmet zamlarıyla ilgili Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Mersin Şubesi (SES), Mersin Tabipler Odası ve Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Mersin Şubesi tarafından SES Mersin Şubesi’nde ortak basın toplantısı yapıldı. “Fiili hizmet zammı (yıpranma payı) hakkımızı istiyoruz” pankartın açıldığı toplantıda konuşan SES Mersin Şube Eşbaşkanı Yılmaz Bozkurt, “İzlenen ekonomik iç ve dış politikaların sonucunda topyekun bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğumuz, krizin etkilerini her geçen gün daha çok hissettiğimiz günlerde sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak bir araya geldik. Krizden bu politikaları oluşturanlar ve sermaye sahipleri sorumlu iken, krizin faturası biz emekçilere yıkılmak isteniyor. Krizi gerekçe göstererek ekmeğimize el konulmak isteniyor, cebimizdeki üç kuruşa göz dikiliyor, haklarımız daha da budanmak isteniyor; krizi fırsat gören patronlar işçilerin mesai ücretlerine el koyuyor, işten çıkarmalar yaygınlaşıyor. ‘Aynı gemideyiz’ denilerek emekçilerden fedakârlık bekleniyor. Ancak krizi biz yaratmadık, sorumlusu biz değiliz, hiç bir hakkımızdan da vazgeçmeyeceğiz. Tıpkı aylardır hakları için direnen Flormar işçileri gibi; tıpkı sendikalaşmaları engellenen ve 150 günden fazla süredir direnişlerine devam eden Cargill işçileri gibi ve tıpkı en insani, en temel hakları için mücadele eden 3.havalimanı işçileri gibi… Ekmeğimizden, haklarımızdan ve mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

ÇALIŞMA ORTAMLARI TEHLİKE BARINDIRMAKTA

“İşte bugün sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak önemli bir hakkımız için bir aradayız” diyen Bozkurt, “Yaygın bilinen ismiyle yıpranma payı, diğer adıyla fiili hizmet süresi zammı biz sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin uzun zamandır gündeminde olan bir konu. Bizimki gibi ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanların çalıştığı süreye ek emeklilik primi eklenmesi, erken emekliliğin sağlanması anlamına gelen bu hak, ilk olarak 1949 yılında, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hazırlanırken bazı meslek grupları için getirilmiş, daha sonra 2008 yılı Ekim ayı itibariyle yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 40. maddesiyle kapsam daraltılmış, süreler yeniden düzenlenmiş ve fiili hizmet süresi zammından yararlanma şartları da değiştirilmiştir. Sizlerin de bildiği gibi çalışma ortamımız fiziksel, kimyasal, biyolojik, psiko-sosyal ve ergonomik pek çok tehlike barındırmakta, sağlık ve sosyal hizmet emekçileri mesleklerinin barındırdığı riskler açısından tehlike altında bulunmaktadır. Enfekte materyalle temas, yaralanma, bulaşıcı hastalıklara maruz kalma, radyasyon, çeşitli gazlar, antiseptik malzemelere maruziyetin yanında, saatlerce ayakta durarak çalışma, hasta sedyesi taşıma gibi çeşitli faktörler, ayrıca uzun ve yoğun çalışma ve nöbetlerin sonucunda psikolojik olarak yıpranma, bütün bunlar yetmezmiş gibi giderek artan sayıda hasta-hasta yakını saldırısına maruz kalma bizlerin yapmakta olduğu işin maalesef birer parçası haline gelmiş durumdadır. Tüm bunların sonucunda sağlık ve sosyal hizmet emekçileri Hepatit, AIDS, KKKA gibi pek çok hastalık yönünden risk altındadır, ameliyathane çalışanlarının yüzde 83’ü kesici-delici alet yaralanması yaşamakta, bilimsel olarak da ilişkisi kanıtlandığı üzere gece nöbetlerinin, bozulmuş uyku ve yemek döngüsünün sonucunda diyabete yakalanma oranımız artmakta, kadınlarda meme kanseri sıklığı artmakta, ülser, kalp krizi, inme, depresyon hatta intiharlar ve ölüm bizlere nöbetlerin hediyesi olmaktadır. Bununla birlikte özellikle 112 ve acil servis çalışanlarında bel ağrısı normal kabul edilmektedir” ifadelerini kullandı.

 TALEPLER KARŞILANMADI

Sağlık ve sosyal hizmet iş kolunun ağır ve tehlikeli iş kolu kapsamında olduğunu iddia eden Bozkurt, “O sebeple de yıpranma payımızı talep etmekteyiz. Ancak tüm bunlara rağmen, üstelik iş kolumuz ağır ve tehlikeli iş kapsamında sayılıyor olmakla birlikte bırakalım tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini kapsayacak ve hakkaniyetli bir fiili hizmet süresi zammının kanunlaştırılmasını, iktidarların şimdiye kadarki tavrı var olan kırıntıları bile tırpanlamak yönünde olmuştur. Sağlık Bakanlığına bağlı kurumun 2013 yılında yayınladığı bir genel yazı ile ağız ve diş sağlığı merkez ve hastanelerinde çalışan ve şua izni kullanan röntgen teknisyenlerinin fiili hizmet süresi zammından yararlanamayacakları düzenlenmiş, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın yani bizlerin Danıştay’a açtığı dava sonucu bu yazı iptal ettirilmiştir. Hal böyleyken siyasi iktidar tarafından her 14 Mart’ta fiili hizmet tazminatının verileceği vaad edilmiş, her seçim döneminde vaatler tekrarlanmış, gazetelerde-medyada müjde üstüne müjde yayınlanmış, ancak hiçbir şekilde somut adım atılmamıştır. 3 Ağustos tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de sağlık alanıyla ilgili de Sağlık Turizmi başta olmak üzere pek çok madde bulunmaktadır. Bu maddelerden birisi de fiili hizmet süresi zammıyla ilgilidir. Torba kanunda yer alan maddeye göre insan sağlığıyla ilgili işlerde çalışanlara yıllık 60 gün olmak üzere yıpranma payı düzenlemesi yapılmıştır. Oysaki yapılan düzenleme sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin tamamını kapsamamaktadır; geçmiş çalışma yıllarını kapsamamaktadır, özelde çalışanları kapsamamaktadır, fiili çalışma şartına bağlanmıştır, yıllık izinlerimiz, hafta sonu tatillerimiz, dinlenme hakkımız gasp edilmektedir. Yani taleplerimiz karşılanmamıştır” şeklinde konuştu.

TALEPLER TORBAYA SIĞMADI

Bozkurt, son olarak sözlerini şöyle tamamladı: “Yıllardır sağlık emek ve meslek örgütlerinin gerekçelerini de sunarak, yapılan işin yıpratıcılığa göre düzenlenmiş fiili hizmet tazminatı kanun teklifi görmezden gelinmiş, ‘ben yaptım, oldu’ denilerek sağlık ve sosyal hizmet emekçileri ve örgütlerinin dahil edilmediği şekilde düzenlemeye gitmek tercih edilmiştir. Yıllardır ‘taleplerimiz torbaya sığmaz’ diyerek tam da bunu kastetmekte idik. Maalesef ki yanılmadık, taleplerimiz torbaya sığmadı. Bu yasanın bu haliyle yürürlüğe girmesini kabul etmiyoruz. Yapımı sürecinde bizlere fikrimizi sormadınız, ancak artık sesimizi duymak zorundasınız. Taleplerimiz olan Sağlık ve sosyal hizmet işkolunda çalışan tüm emekçilerin dâhil edildiği, geçmiş çalışma yıllarını kapsayan, Fiili çalışma süresi şartını kaldıran, yeni bir yasal düzenlemenin yapılmasıdır.”

İMZA TOPLAYIP ANKARAYA GÖNDERDİLER

Bu arada 8 sağlık ve sosyal hizmet işkolunda çalışma yürüten sendika, meslek odaları ve dernekleri ile Türkiye’nin birçok hastanesinde imza stantları açarak imza topladıklarını hatırlatana Bozkurt, “Mersin’de de Şehir hastanesi, Üniversite Hastanesi, Toros Devlet hastanesi, Silifke Devlet ve Tarsus devlet hastanesinde binlerce imzaları toplayarak bugün TBMM’ne gönderdiklerini, gereğinin yapılmasını istiyoruz. Biz sağlık ve sosyal hizmet emekçileri geçmişten bugüne mücadelemizi sürdürdük, hakkımız olanı alana kadar da kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. YENİ ÇİZGİ

191 Defa Okundu.