Öğretmenler günümüz

Halil Bostancı” Yazdı..

 

Tüm öğretmenlerimizin başta başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere öğretmenler gününü kutluyoruz. 14 yıldır üzerinde çok fazla oynanan eğitim sisteminin yarattığı deformasyona rağmen. Öğretmenler cumhuriyetin ve çağdaşlığın ışığını yurdun en ücra köşelerine götürmeye devam ediyor.

Öğretmenler üzgün öğretmenler mutsuz.

Eğitim-İş, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle öğretmenlerin ekonomik durumlarını ortaya koyan bir araştırma yaptı. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin yüzde 50’si görevden alınma korkusu yaşıyor, yüzde 50’si yeni bir iş bulursa öğretmenliği bırakmayı düşünüyor.

Eğitim-İş’in 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle, 43 ilde 707 öğretmenle görüşerek yaptığı “Öğretmenlerin Ekonomik Durumlarına İlişkin Öğretmen Görüşleri Araştırması” adlı araştırma sonuçları öğretmenlerin karşı karşıya olduğu sorunları ortaya koydu.

Araştırmanın dikkat çeken sonuçları şöyle:

  1. Öğretmenlerin % 83’ü mesleğinden elde ettiği gelirleri yetersiz bulmuşlardır.
  2. Öğretmenlerin % 86’sı eğitim öğretime hazırlık ödeneğini yetersiz bulmuşlardır.
  3. Öğretmenlerin % 74’i maaşının düşük olması nedeniyle toplumdaki saygınlığının azaldığını belirtmiştir.
  4. Öğretmenlerin % 75’i borçları nedeniyle mesleki veriminin düştüğünü belirtmiştir.
  5. Öğretmenlerin % 82’si kazandığım para ile çocuklarının gıda ihtiyaçlarını rahat bir şekilde karşılayamadığını belirtmiştir.
  6. Öğretmenlerin % 52’si gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını, %24’ü ise az da olsa psikolojik sorunlar yaşadığını belirtmiştir.
  7. Öğretmenlerin % 50’si daha çok para kazanacağı bir iş bulması halinde mesleğini bırakabileceğini belirtmiştir.
  8. Öğretmenlerin % 82’si son on yılda alım gücünün düştüğünü belirtmiştir.
  9. Öğretmenlerin %52’si görevden alınma korkusu yaşadığını belirtmiştir.

10.Öğretmenlerin %66’sı öğretmenler odasında kendisini özgürce ifade edemediğini belirtmiştir.

Öğretmenlerimiz görevden alınma korkusu içerisinde, maddi yetersizliklerle, siyasi baskılara maruz kalarak öğrencilerine ders anlatmaya çalışıyor. Geleceğimiz olan öğrencilere bu şekilde nasıl faydalı olacaklar. Maalesef AKP iktidarı eğitimsiz ve cahil bir toplum istiyor.

Bunun yanı sıra son zamanlarda on binlerce öğretmen görevden alınmış öğrencilerinden ayrı bırakılmıştır. Zaten açık olan Milli Eğitim kadroları daha da öğretmen açığına sürüklenmiştir.. Yapılan açığa alma ve ihraçlar yeterli soruşturma yapılmaksızın suçlu ile suçsuzu ayırt etmekten uzaktır. Yapılanlar eğitim çalışanları için adeta siyasi iktardarın sopası haline gelmiş kendi gibi düşünmeyeni eleştireni veya hakkını aramak isteyenleri yok etme telaşına dönüşmüştür.

Yaşananların yüzlerce binlerce örneğini vermek mümkün; Gaziantep’te okul müdürü milli eğitim müdürü teftiş kurulu tarafından sehven açığa alındığı kabul edilen eğitim-iş üyesi 2 öğretmenlerimiz bile 2,5 aydır görevine dönememiştir. Aynı örnek eğitim-iş sendikası üyesi 34 öğretmenin göreve iade edilmediği hatay İskenderun da yaşanmıştır. Tarihimiz geç kalan adaletin adalet olmadığının örnekleriyle doludur.

Peki bu öğretmenlerimiz göreve iade edilince kendi okullarında nasıl çalışacaklar velinin öğrencinin diğer çalışma arkadaşlarının yanında suçsuzluğunumu anlatacak bunları neden binlerce öğretmenimize reva görürsünüz. Binlerce öğrencimiz öğretmen beklerken soruşturmaların hala başlamaması sürecin çok daha uzun geçeceğini bize göstermektedir.

Bu da yetmezmiş gibi öğretmen alımlarında kadrolu öğretmenlikten vazgeçilmiş, mülakata yani torpile dayalı sözleşmeli öğretmen alımına geçmiştir. Ataması yapılmayan öğretmenler artık bu ülkede canına kıyar olmuştur. Ataması yapılmayan öğretmen sayısı onlarca şehrimizin nüfusundan daha kalabalıktır. Ataması yapılmayan öğretmenler mülakatla, torpille, sözleşmeli değil kadrolu atanmalılardır.

Bir başka üzerinde durulması geren konuda imam hatip okulları konusudur. Gaziantep te fetö den devredilen 37 okulun 36 tanesi imam hatip okulu olmuştur. Zaten öğrenci mevcudu çok az olan imam hatip okullarına yenileri eklenmiştir. Türkiyede ve Gaziantep te eğitim vermekte olan imam hatip okullarının öğrenci mevcutları incelendiğinde kapasitesinin yüzde 20 sini bile doldurmadığı görülecektir. Bu ısrar niye Gaziantep te bir çok okulun sınıf başına öğrenci sayısı 40 ın üzerinde iken okullarımız neden boş kalsın….

Güneydoğu illerimizde ve Gaziantep te Suriyeli öğrencilerin eğitime entegrasyonu adı altında okullara Suriyeli öğrenciler kabul edilmekte ve sayısı zaten kalabalık olan sınıfların birde Türkçe bilmeyen Suriyeli öğrenciler alınmakta ve öğretmenlerimizden mucize beklenmektedir. Gaziantepte okullarda çalışan öğretmenler sokak sokak gezdirilmekte okul yaşıtında olan Suriyeli öğrencilerin sayılarının tespiti yapılmak istenmektedir. Öğretmenlerin iş tanımı içinde ne zamandan beri  sokaktan hemde mülteci toplamak var.

Yine bir öğretmenler günü ve

Ödeneksiz okullarda,

Kalabalık öğrencilerle,

Düşük maaşlarla,

Siyasi baskı ve sindirme politikaları altında,

Hizmetlisi yardımcı personeli yakıtı sırası olmayan, belki de tek başına bir köy okulunda

Güvenlik görevlisi olmadığı için can güvenliği olmayan ortamlarda

ÖĞRETMENLERİMİZİN KUTSAL OLAN MESLEKLERİNİ İCRA ETMELERİNİ BEKLEYECEĞİZ.

Maalesef bu Öğretmenler Günü de sorunlarla anılsa da Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, 24 Kasım 1928 tarihinde Millet Mekteplerinin kendisine verdiği “Başöğretmen” unvanını kabul etmesinin de yıldönümü olan 24 Kasım tarihi, 1981 yılından itibaren Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Bu vesileyle Başöğretmenimiz Atatürk’ü saygıyla anıyor, tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz. Sözlerime Başöğretmen Atatürk’ün sözleriyle son vermek istiyorum:

“Ulusları kurtaranlar, yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğitimciden yoksun bir ulus, henüz ulus adını alma yeteneğini kazanmamıştır. Ona basbayağı bir topluluk denir, ulus denemez. Bir topluluğun ulus olabilmesi için kesinlikle eğiticilere, öğretmenlere gereksinimi vardır”

 

 

 

Öğretmenler günümüz

 

HALİL BOSTANCI / Konuk

Gaziantep Eğitim İş

 

Tüm öğretmenlerimizin başta başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere öğretmenler gününü kutluyoruz. 14 yıldır üzerinde çok fazla oynanan eğitim sisteminin yarattığı deformasyona rağmen. Öğretmenler cumhuriyetin ve çağdaşlığın ışığını yurdun en ücra köşelerine götürmeye devam ediyor.

Öğretmenler üzgün öğretmenler mutsuz.

Eğitim-İş, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle öğretmenlerin ekonomik durumlarını ortaya koyan bir araştırma yaptı. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin yüzde 50’si görevden alınma korkusu yaşıyor, yüzde 50’si yeni bir iş bulursa öğretmenliği bırakmayı düşünüyor.

Eğitim-İş’in 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle, 43 ilde 707 öğretmenle görüşerek yaptığı “Öğretmenlerin Ekonomik Durumlarına İlişkin Öğretmen Görüşleri Araştırması” adlı araştırma sonuçları öğretmenlerin karşı karşıya olduğu sorunları ortaya koydu.

Araştırmanın dikkat çeken sonuçları şöyle:

  1. Öğretmenlerin % 83’ü mesleğinden elde ettiği gelirleri yetersiz bulmuşlardır.
  2. Öğretmenlerin % 86’sı eğitim öğretime hazırlık ödeneğini yetersiz bulmuşlardır.
  3. Öğretmenlerin % 74’i maaşının düşük olması nedeniyle toplumdaki saygınlığının azaldığını belirtmiştir.
  4. Öğretmenlerin % 75’i borçları nedeniyle mesleki veriminin düştüğünü belirtmiştir.
  5. Öğretmenlerin % 82’si kazandığım para ile çocuklarının gıda ihtiyaçlarını rahat bir şekilde karşılayamadığını belirtmiştir.
  6. Öğretmenlerin % 52’si gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını, %24’ü ise az da olsa psikolojik sorunlar yaşadığını belirtmiştir.
  7. Öğretmenlerin % 50’si daha çok para kazanacağı bir iş bulması halinde mesleğini bırakabileceğini belirtmiştir.
  8. Öğretmenlerin % 82’si son on yılda alım gücünün düştüğünü belirtmiştir.
  9. Öğretmenlerin %52’si görevden alınma korkusu yaşadığını belirtmiştir.

10.Öğretmenlerin %66’sı öğretmenler odasında kendisini özgürce ifade edemediğini belirtmiştir.

Öğretmenlerimiz görevden alınma korkusu içerisinde, maddi yetersizliklerle, siyasi baskılara maruz kalarak öğrencilerine ders anlatmaya çalışıyor. Geleceğimiz olan öğrencilere bu şekilde nasıl faydalı olacaklar. Maalesef AKP iktidarı eğitimsiz ve cahil bir toplum istiyor.

Bunun yanı sıra son zamanlarda on binlerce öğretmen görevden alınmış öğrencilerinden ayrı bırakılmıştır. Zaten açık olan Milli Eğitim kadroları daha da öğretmen açığına sürüklenmiştir.. Yapılan açığa alma ve ihraçlar yeterli soruşturma yapılmaksızın suçlu ile suçsuzu ayırt etmekten uzaktır. Yapılanlar eğitim çalışanları için adeta siyasi iktardarın sopası haline gelmiş kendi gibi düşünmeyeni eleştireni veya hakkını aramak isteyenleri yok etme telaşına dönüşmüştür.

Yaşananların yüzlerce binlerce örneğini vermek mümkün; Gaziantep’te okul müdürü milli eğitim müdürü teftiş kurulu tarafından sehven açığa alındığı kabul edilen eğitim-iş üyesi 2 öğretmenlerimiz bile 2,5 aydır görevine dönememiştir. Aynı örnek eğitim-iş sendikası üyesi 34 öğretmenin göreve iade edilmediği hatay İskenderun da yaşanmıştır. Tarihimiz geç kalan adaletin adalet olmadığının örnekleriyle doludur.

Peki bu öğretmenlerimiz göreve iade edilince kendi okullarında nasıl çalışacaklar velinin öğrencinin diğer çalışma arkadaşlarının yanında suçsuzluğunumu anlatacak bunları neden binlerce öğretmenimize reva görürsünüz. Binlerce öğrencimiz öğretmen beklerken soruşturmaların hala başlamaması sürecin çok daha uzun geçeceğini bize göstermektedir.

Bu da yetmezmiş gibi öğretmen alımlarında kadrolu öğretmenlikten vazgeçilmiş, mülakata yani torpile dayalı sözleşmeli öğretmen alımına geçmiştir. Ataması yapılmayan öğretmenler artık bu ülkede canına kıyar olmuştur. Ataması yapılmayan öğretmen sayısı onlarca şehrimizin nüfusundan daha kalabalıktır. Ataması yapılmayan öğretmenler mülakatla, torpille, sözleşmeli değil kadrolu atanmalılardır.

Bir başka üzerinde durulması geren konuda imam hatip okulları konusudur. Gaziantep te fetö den devredilen 37 okulun 36 tanesi imam hatip okulu olmuştur. Zaten öğrenci mevcudu çok az olan imam hatip okullarına yenileri eklenmiştir. Türkiyede ve Gaziantep te eğitim vermekte olan imam hatip okullarının öğrenci mevcutları incelendiğinde kapasitesinin yüzde 20 sini bile doldurmadığı görülecektir. Bu ısrar niye Gaziantep te bir çok okulun sınıf başına öğrenci sayısı 40 ın üzerinde iken okullarımız neden boş kalsın….

Güneydoğu illerimizde ve Gaziantep te Suriyeli öğrencilerin eğitime entegrasyonu adı altında okullara Suriyeli öğrenciler kabul edilmekte ve sayısı zaten kalabalık olan sınıfların birde Türkçe bilmeyen Suriyeli öğrenciler alınmakta ve öğretmenlerimizden mucize beklenmektedir. Gaziantepte okullarda çalışan öğretmenler sokak sokak gezdirilmekte okul yaşıtında olan Suriyeli öğrencilerin sayılarının tespiti yapılmak istenmektedir. Öğretmenlerin iş tanımı içinde ne zamandan beri  sokaktan hemde mülteci toplamak var.

Yine bir öğretmenler günü ve

Ödeneksiz okullarda,

Kalabalık öğrencilerle,

Düşük maaşlarla,

Siyasi baskı ve sindirme politikaları altında,

Hizmetlisi yardımcı personeli yakıtı sırası olmayan, belki de tek başına bir köy okulunda

Güvenlik görevlisi olmadığı için can güvenliği olmayan ortamlarda

ÖĞRETMENLERİMİZİN KUTSAL OLAN MESLEKLERİNİ İCRA ETMELERİNİ BEKLEYECEĞİZ.

Maalesef bu Öğretmenler Günü de sorunlarla anılsa da Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, 24 Kasım 1928 tarihinde Millet Mekteplerinin kendisine verdiği “Başöğretmen” unvanını kabul etmesinin de yıldönümü olan 24 Kasım tarihi, 1981 yılından itibaren Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Bu vesileyle Başöğretmenimiz Atatürk’ü saygıyla anıyor, tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz. Sözlerime Başöğretmen Atatürk’ün sözleriyle son vermek istiyorum:

“Ulusları kurtaranlar, yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğitimciden yoksun bir ulus, henüz ulus adını alma yeteneğini kazanmamıştır. Ona basbayağı bir topluluk denir, ulus denemez. Bir topluluğun ulus olabilmesi için kesinlikle eğiticilere, öğretmenlere gereksinimi vardır”

 

 

 

3.421 Defa Okundu.