Mersinli sağlıkçılardan şiddete tepki “Şiddetsiz ve baskısız tek bir günümüz geçmiyor”

MERSİN-Mersin Tabipler Odası Başkanı Dr. Ful Uğurhan, sağlık çalışanları, şiddet ve aşırı çalışma koşullarından dolayı huzursuz olduklarını belirterek, “Şiddetsiz ve baskısız tek bir günümüz yok. Son ...
MERSİN SES AÇIKLAMA  (2)

MERSİN-Mersin Tabipler Odası Başkanı Dr. Ful Uğurhan, sağlık çalışanları, şiddet ve aşırı çalışma koşullarından dolayı huzursuz olduklarını belirterek, “Şiddetsiz ve baskısız tek bir günümüz yok. Son olarak üç genç hekimin intihar haberi meslek mensupları olarak daha da sarsıldık” diye konuştu.

Mersin Tabipler Odasında sağlık çalışanlarına yönelik yapılan baskı ve şiddete karşı düzenlenen ortak basın açıklamasına, Mersin Tabip Odası, Mersin Eczacılar Odası, Veteriner Hekimleri Odası, Diş Hekimleri Odası, Mersin Aile Hekimleri Derneği, Sağlık Emekçileri Sendikası, Birlik ve Dayanışma sendikası katıldı. Mersin Sağlık Hakkı Meclisi adına basın açıklamasını okuyan Dr. Ful Uğurhan şöyle devam etti;

MERSİN SES AÇIKLAMA  (1)

“İlki Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinde çocuk hastalıkları bölümünde asistan hekim olarak çalışan Dr. Ece Ceyda Güdemek idi. Geride çalışma koşullarının ağırlığından şikayet ettiği bir not bırakarak hayatına son vermişti. Diğeri, Batman Bölge Devlet Hastanesinde çalışan Kalp Damar Hastalıkları Uzmanı Dr.Engin Karakuş. Eşinden, çocuğundan kilometrelerce uzakta, evinde tek başına ölü bulundu. Sonuncusu ise Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 4. Sınıf öğrencisi stajyer Doktor Yağmur Çavuşoğlu. Üçü de hayatının baharındaydı. Büyük emekler harcayarak kazandıkları tıp fakültesi, hekimlik mesleğine büyük umutlarla attıkları adım daha ilk başta kâbusa dönüşmüştü. Bu durumun bize gösterdiği özetle şudur: İnsan yaşamının sorumluluğunu taşımak zaten başlı başına bir yük iken bir de bozuk sağlık sisteminin getirdiği yükleri taşımak zorunda kalmak ölümcül sonuçlara yol açıyor. Uzun çalışma saatleri, her geçen gün artan hasta yoğunluğu, fiziksel, sözel, duygusal şiddete maruziyet, performans sistemi, devasa hastanelerde hastaya erişim mesafesini uzatan mekânsal düzenlemeler yüzünden oradan oraya koşturmak, angarya işlerle uğraşmak, kışkırtılmış sağlık hizmeti talebine cevap vermeye yetişmek sağlık çalışanlarını tüketiyor. Kendileri korumalarla gezen yetkililer, bizleri yarattıkları ucube sağlık sisteminin getirdiği olumsuzlukların ceremesini çekmeye mahkum bırakıyorlar, savunmasız bırakıyorlar.”

ŞİDDETSİZ TEK BİR GÜNLERİ GEÇMİYOR

Şiddetsiz tek bir günleri geçmediğini hatırlatan Ortak açıklamayı okuyan Dr. Ful Uğurhan,

“Tek bir saati, hatta tek bir anımız şiddetsiz geçmiyor. Çok yakın zamanda ilimizde yaşanan birkaç örnek bile durumun vahametini gözler önüne sermeye yetiyor: Toros Devlet Hastanesi’nde bir uzman hekim 52. hastasını muayene ettiği sırada kapıda beklemekten sıkılan bir hastanın “siz öldürülmeyi hak ediyorsunuz” sözlerine maruz kaldı. Bir aile hekimi, kimliğini kanıtlayamayan bir hastaya ilaç yazmayı reddettiği için bıçaklı saldırıya maruz kaldı. Gösterişli törenlerle açılan Türkiye’nin ilk şehir hastanesinde bir hemşire hasta yakınının bıçaklı tehdidine maruz kaldı. Yıllardır söylediklerimizi bir kez daha yineliyoruz.

Dışı boyalı, içi ise virane bu sağlık sisteminden derhal vaz geçilmelidir. Sağlıkta kaynaklar, büyük sermaye gruplarına aktarılacağına, halkın sağlığını korumaya, sağlık hizmetinin niteliğini yükseltmeye, çalışanların emeğinin karşılığını ödemeye aktarılmalıdır. Bizleri hizmet verdiğimiz insanlarla karşı karşıya getiren, baskı altında tutan, uzun ve yoğun çalışma saatleri boyunca çalışmaya zorlayan, canımıza kast eden, tüketen bir çalışma ortamı yerine, bizim de sağlığımızı gözeten, işimizi verimli, bilimsel temellere göre yapmamızı sağlayan ortamı yaratmak öncelikle iktidarın görevidir” dedi.

Sağlıkçılar ölen meslektaşlarının ailelerine, çalışma arkadaşlarına ve tüm sağlık emekçilerine baş sağlığı dileklerini iletti. YENİ ÇİZGİ

 

1.482 Defa Okundu.