KUŞA BAK KUŞA

İrfan DEMİRCİ” Yazdı..

 

 

Hükümet geçtiğimiz hafta meclise sağlıkta şiddeti önleme teklifi adı altında bir taslak getirdi. Taslağın sağlık komisyonunda ilk görüşmeleri de yapıldı.

İlk bakışta getirilen yasanın yansıması ile yalnızca hekimlere yapılan şiddeti azaltmak veya ortadan kaldırmak var gibi bir algı içine giriyorsunuz. Sonrasında teklifin içine baktığınızda 42 madde daha eklenerek 43 madde olarak önümüze geldiğini görüyorsunuz.

Hekimler, diş hekimleri, eczacılar, hemşireler için kamuoyuna sağlıkta şiddeti önleme yasası olarak lanse edilen madde mevcut duruma göre  neyi değiştiriyor?

Buna göre sağlıkta şiddet uygulayanlar kasten yaralama suçundan işlem görecek, tarafların yerinde ifadesi alınıp direk savcılığa sevk edilecek. Teklif bu haliyle sağlıkta şiddeti önlemeye ilişkin bir düzenleme ve caydırıcılık getirmemektedir.

Yani mağdur sağlık çalışanının, adliyeye ya da emniyete gitmeden sağlık tesisinde ifadesinin alınması sağlanacak.

Yasa teklifinde sigara yasağından tüp bebek uygulamasına, ilaç ithalinde yetkinin Türk Eczacıları Birliğinden hariç  kişi ve kuruluşlara verilmesinden, sağlık çalışanlarının özlük haklarının düzenlenmesine, Türk Tabipler Birliği ve Türk Diş Hekimleri Birliğinin yetkilerinin tırpanlanmasına kadar bir çok düzenleme getirilmekte.

Yardımcı eczacılığın kaldırılması yeni mezun eczacılarımız açısından iyi bir gelişme gibi görülse de; eczacılık hizmetini yükseltmeden, istihdama yönelik yeni alanlar yaratmadan bu ne kazandıracak hiç belli değil.

Sadece işi başından atmak!

Yine bir başka madde de, KHK’larla işten uzaklaştırılan doktor ve diş hekimlerine sgk ile anlaşması olan herhangi bir hastanede çalışmasının önü kesilmektedir.

Bakkallar ve marketlerde ilaç satımına ağır cezalar getirilmesi olumlu bir yaklaşımken, eczanelerde 3-5 liralık  coraspin, dolorex gibi ilaçların dahi reçetesiz satışını verilen cezalar 4- 5 katı artırılmaktadır.

Yani; sağlıkta şiddete ciddi bir ceza artırımı olmasa da eczaneye uygulanacak cezalarda artış uygulanacak.

 

Bunun yanında takviye edici gıdalar daha önce Tarım Bakanlığı tarafından ruhsatlandırıldığından aktarlarda dahi satışı mümkünken, bu yetkinin TİTCK ‘ya verilmesi halk sağlığı açısından olumludur.

Dönüp dolaşıp demokrasiye, demokrasinin katılımcılığına ve işlerliğine geliyoruz.

Böylesine geniş kapsamlı değişiklikler için neden akademik sağlık odaları ile geniş zamanlı bir tartışma ortamı oluşturarak hazırlık yapılmaz.

Demokratik tartışma ortamlarımız gelişmiş olsa belki de sağlıkta, eğitimde, ekonomide ve hayatın bir çok alanında sorunlarımızı azaltmış olabileceğiz.

308 Defa Okundu.