Kamu düzeni ve güvenliği adalet ve vicdan ile sağlanır

Akın BİRDAL” Yazdı..

a2

İç Güvenlik Paketi’nin görüşülmesi yine ertelendi.

Üzerinde bu denli uzun tartışılan ve tartışılacak olan başka bir yasal düzenleme olmadı.

Rastlantı değil elbette.

İç Güvenlik Paketi adında getirilmek istenen yeni yasal düzenleme topluma karşı topyekun bir saldırı planıdır.

İktidarın kendine yönelik her muhalefeti darbe sayarken, paket ile tam bir darbe hazırlığı yapılmaktadır. Bir yandan muhalefeti darbeci olmakla suçlarken diğer yandan 12 Eylül faşist darbe anayasasına sığınarak yüzde 10 barajı korumakta, metal işçilerinin grevini yasaklamaktadır.

Peki o zaman paket, iktidarı ve muhalefeti için neden bu denli önemli?

Paketi önemli kılan 2015 yılının herkes için yaşamsal olmasıdır.

İktidar için önemi çok açık. Baskıcı, otoriter sistemin sürdürülmesidir. Hak ve özgürlükleri kuşatıcı, emek ve emekçi düşmanı politikalarını genişletmek, başkanlık sistemine geçişiyle dikta rejimini topluma zorla kabul ettirmek. Dünyada ve bölgedeki yalnızlaşmayı gizlemek. İç ve dış tehditler gerekçesiyle savunma ve güvenlik harcamalarını arttırmak, gerilim politikalarına sarılarak demokrasi ve hukuktan uzaklaşmaktır.

Toplum için önemine gelince; seçim yılı olması ve seçim alanlarında ezilen emekçi halklar adına özgür bir ifade alanının kullanılması ve sonuç alınması.

Emekçilere dayatılan ve iş katliamlarına dönüşen neo-liberal politikaların yarattığı açlığa, yoksulluğa ve işsizliğe son vermek.

Kürt sorununun demokratik barışçı çözümü ile aslında topyekun bir demokratikleşme ve özgürleşmeyi öngören sürecin doğru ve güven verici bir hatta çekilmesini sağlamak.

Ermeni ve Süryani Soykırımının 100. yılı nedeniyle bu yılı tarihi ve geçmişiyle bir yüzleşme zemininin başlangıcını oluşturmak.

Rojava Devrimi ve Kobani kazanımını kalıcı kılmak, yeni atılım ve kararlara örnek oluşturmak… diye ilk akla gelenler için not düşülebilir.

İktidarın  niyeti açık, söylemdeki karşılığı ise tam şöyle: Başbakan, paketin özgürlük getireceğini söylerken, AKP grup başkanvekili de, pakete karşı çıkanların ya terörist ya vatan haini olduğunu ileri sürmektedir.

Muhalefet yasaya mecliste yol vermeyeceğini açıkladı. Meclis dışında ise hemen herkes pakete karşı etkinlikler düzenliyor ve itiraz ediyor. Çünkü, paketin ne denli tehlikeli olduğunun herkes farkında. Herkes makul şüpheli, herkes potansiyel suçlu, herkes terörist, herkes vatan haini, herkesin üstü başı, evi arabası aranabilecek, gözaltına alınabilecek, tutuklanabilecek hatta vurulup öldürülebilecek…  Daha ne olsun?

Peki bu yasa meclisten nasıl çıkarılacak, çıkarılsa da nasıl uygulanacak?

Öncelikle, mecliste yasanın çıkarılması nihai olarak engellenemezse bile, geciktirilir, seçimden sonraya kalması sağlanabilir. Engellenemez ise, yasanın insan hak ve özgürlüklere karşı oluşu nedeniyle Anayasa Mahkemesi’ne taşınır. Bu da olmaz ise AİHM’ne gidilir.

Meclis dışında ise, baskıcı, yasakçı, faşizan yasaların, toplumsal muhalefet barikatlarına çarpıp geri dönüşünün birçok örneği bulunmaktadır.

Elbette bir de medya ayağı var. Toplumun vicdanı! Olmakla yükümlü, toplumun bilgi edinme ve haber alma hakkının kullanılmasıyla görevli olan… bu yasanın tehlikesine dikkat çekmesi gereken..!

Görülecek, bu yasanın hangi saikle çıkarılmak istendiği. 6-8 Ekim Kobani Direnişi ile kamu düzeni ve güvenliği gerekçesinin bir aldatmaca olduğu görülecek. Çünkü bu paket ile ne halkların haklı direnişi kırılabilir ne de kamu düzeni ve güvenliği sağlanabilir.

Toplumun düzeni ve güvenliği önce adaletle sağlanır. Eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasal ve yasal düzenleme, en önemlisi de vicdan duygusu ile sağlanır.

Değilse de, bir yandan gelen Kobani, Şengal kazanımı, diğer yandan gelen Syriza zaferi, Podemosrüzgarı toplumun ihtiyaç duyduğu düzeni inşa edecektir.

Yeter ki zaferin ilk koşulunun, halkların birleşik gücü ile olacağı unutulmasın…

 

 

 

 

 

 

 

 

147 Defa Okundu.