Kamu çalışanları maaş artışı talep ediyor

  GAZİANTEP-YENİ ÇİZGİ; Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Dönem Sözcüsü ve Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ali Ersönmez, KESK olarak ek zam verilmesi ve toplu iş sözleşmesini...
ALİ ERSÖNMEZ

 

GAZİANTEP-YENİ ÇİZGİ; Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Dönem Sözcüsü ve Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ali Ersönmez, KESK olarak ek zam verilmesi ve toplu iş sözleşmesinin yenilenmesi için çalıştıklarını belirterek, enflasyondaki artışlar ve hayat pahalılığı karşısında çalışanların maaşlarının eridiğine dikkat çekti.

KESK olarak toplu iş sözleşmesinin geciktirilmeden derhal yenilenmesi için hükümete çağrıda bulunduklarını bildiren KESK Dönem Sözcüsü Ersönmez, “Ekonomik ve sosyal haklarda yaşanan kayıpların giderilmesi, ek zam verilmesi, esnek ve güvencesiz çalışmayı esas alan istihdam biçimlerinin kaldırılmasını talep ediyoruz” dedi.

EKONOMİK KRİZ KABUL EDİLMELİ

Ekonomide yaşanan sıkıntılara dikkat çeken Ali Ersönmez, “Uzun süredir alarm veren Türkiye ekonomisi her geçen gün daha fazla çıkmaza sürükleniyor. Türk Lirasında yaşanan aşırı değer kaybından, kronik hale gelen işsizlik ve enflasyona kadar bütün veriler ne kadar inkar edilirse edilsin ülkenin bir ekonomik gidişatı ortadadır. Buna rağmen hükümet ülkeyi krize sürükleyen yeni-liberal politikaları daha da ağırlaştıran programları, paketleri, kampanyaları çare olarak gösteriyor. Yıllardır yaşadıkları mağduriyetin giderilmesini isteyen emeklilikte yaşa takılanlar, stokçularla- fırsatçılarla aynı kefeye konulup haklı talepleri yük olarak görülüyor. Ülkemizde bir “ekonomik kriz” yaşandığı kabul edilmiyor,  hem de kabul edilmeyen krizi aşmak için emekçilerden fedakarlık yapması, haklarından feragat etmesini isteniyor. Oysa hem yıllardır yaşadığımız gerçek enflasyonu perdeleyen TÜİK rakamları, hem de bir ay önce açıklanan Yeni Ekonomi Programı (YEP) ülkede ekonomik nasıl bir ekonomik sürecin yaşandığını teyit ediyor” şeklinde konuştu.

KAMU EMEKÇİLERİ OLARAK GİTTİKÇE YOKSULLAŞIYORUZ

Son dönemlerdeki zamlara değinen Ersönmez, “İğneden ipliğe her şeye ardı ardına gelen zamlar sonucu çarşıda, pazarda, mutfakta büyüyen yangın ise gerçek enflasyonun TÜİK’in resmi enflasyonunu katladığını ortaya koyuyor. Yaşanan hayat pahalılığında tüm ücretli kesimler gibi kamu emekçileri olarak bizler de gittikçe yoksullaşıyoruz. Beş milyon kamu emekçisi ve emeklisi olarak yıllardır adına toplu sözleşme demeye dilimizin varmadığı, bugüne kadar tuttuğunu görmediğimiz hedeflenen enflasyon rakamlarının esas alındığı, mutabakatların bedelini ödüyoruz. Maaşlarımızın bir kısmı daha cebimize girmeden adaletsiz gelir vergisi dilimleri çarkına takılıyor. Geriye kalanı ise borçlarımıza, elektrik, su, doğalgaz gibi temel ihtiyaçlarımızın gün geçtikçe kabaran faturalarına gidiyor. Her alış verişte cebimizden çıkan para artarken karşılığında aldığımız ürünler azalıyor, poşetlerimiz gittikçe küçülüyor. İhtiyacımız olmasına rağmen alamadığımız ürünleri, eşyaları, çocuklarımızın isteklerini “gelecek aya” diyerek erteleyip duruyoruz” şeklinde konuştu.

İMZALANAN “TOPLU SÖZLEŞME” KADÜK HALE GELMİŞTİR

Enflasyondaki yükselişe de dikkat çeken Ersönmez, “Öte yandan içinde bulunduğumuz ekonomik koşullar, tüm itirazlarımıza rağmen 2017 yılında Orta Vadeli Mali Plandaki (OVMP) enflasyon hedefleri esas alınarak imzalanan “toplu sözleşme”yi kadük hale getirmiştir. Bilindiği üzere söz konusu toplu sözleşmeye göre maaşlarımızda 2018 yılının ilk altı aylık dönemi için %4, ikinci altı aylık dönemi için %3.5, 2019 yılının ilk altı aylık dönemi için %4 ikinci altı aylık dönemi için %5 artış yapılması kararlaştırılmıştır. Oysa söz konusu artış oranları yaşanan enflasyon karşısında adeta buhar olmuştur. Bir ay önce açıklanan Yeni Ekonomi Programında (YEP) hedeflenen enflasyon oranları bile 2017 yılında imzalanan mutabakatın hükmünü yitirdiğini ispatlamaktadır. Söz konusu programa göre 2018 yılı enflasyonunun yüzde 20.8, 2019 yılı enflasyonun ise yüzde 15.9 olacağı tahmin edilmektedir. Öte yandan daha yılın bitmesine üç ay varken yıllık enflasyonun yüzde 24.5 seviyesine, tüketici ve üretici enflasyonu arasındaki makasın ise 22 puan gibi rekor bir seviyeye çıkması bu hedeflerin tutmasını da imkansız hale getirmiştir” ifade etti.

YENİ TOPLU SÖZLEŞME İÇİN GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını ve yetkili konfederasyonların yeni toplu sözleşme yapması gerektiğini belirten Ersönmez, “Bu nedenle biz KESK’e bağlı sendika üyeleri olarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını ve başta toplu sözleşme görüşmelerine katılan Memur Sen ve Türkiye Kamu Sen konfederasyonları olmak üzere tüm konfederasyonları içinde bulunduğumuz koşullarda hem mali haklar hem de sosyal haklar açısından hükmünü çoktan yitirmiş olan toplu sözleşmenin derhal yenilenmesi için göreve çağırıyoruz. Çünkü bu ülkenin onurlu kamu emekçileri olarak hepimiz güvenceli bir çalışma yaşamını ve insanca yaşamaya yetecek ücreti, ülkemizce onaylanan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri başta olmak üzere evrensel normları temel alan gerçek bir toplu sözleşmeyi fazlası ile hak ediyoruz” şeklinde konuştu. YENİ ÇİZGİ

304 Defa Okundu.