Hikmet Kıvılcımlı…

Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
13 Ocak 2015

e1

 

Hikmet Kıvılcımlı, bu ülkenin en önemli sosyalist düşünce ve eylem adamıdır. Altmış dokuz yıllık hayatının 22,5 yılını hapishanelerde geçirmiştir. Makedonya kökenlidir. Balkan savaşları sırasında Türkler Anadolu’ya doğru sürülmüştür. Hikmet Kıvılcımlının posta müdürü olan babası Hüseyin Bey, o yıllarda Hicaz’a gönderilmiştir. Daha da oradan memleketine dönemez. Hikmet Kıvılcımlı ailesiyle beraber İzmir’e gelir. Kurtuluş savaşı sırasında, 17 yaşında Köyceğiz Kuvay-ı Milliye Kumandanı olur. 1920’lerin başında Tıp fakültesine girer. Aynı yıllar içinde Türkiye Komünist Partisi’ne giren Kıvılcımlı Genç Komünistler Birliği başkanı olur. 1925 yılında Takriri Sükûn kanunu sonrasında, parti üyesi olmak suçuyla 10 yıl kürek mahkûmiyeti cezası alır.  Bir yıl hapis kaldıktan sonra afla serbest kalır. 1927’de Şevket Süreyya Aydemir ve Vedat Nedim Tör’ün parti arşivini polise teslime etmesi nedeniyle yeniden tutuklanıp cezaevine girer. Daha sonra 1938’de Kemal Tahir ve Nazım Hikmet ile birlikte yargılandığı Donanma Davasında 15 yıl ceza alır. Savcı bu dava “Doktor Hikmet için delil arayacak kadar saf değilim” der. 1950 yılında serbest kalır. 1954’de Vatan partisini kurar.   1957 seçimlerinde,  ünlü Eyüp konuşmasında, Demokrat Parti iktidarının, dini kullanan ikiyüzlü tutumunu anlatır. Bunun üzerine Menderes iktidarı, Kıvılcımlı’ya,  dini istismar ediyor diye dava açtırır. Vatan Partisi kapatılır.  Kıvılcımlı ağır ceza yargılanır. İki yıl gün ışığı görmeden tutuklu kalır. Kıvılcımlı’nın cezaevi yılları kendini eğittiği, yetiştirdiği üniversite yılları gibidir. Zaten 1927’de 25 yaşında iken yargılanırken hâkime “4,5 yıl kızıl bir profesör olmak için yeterli bir süredir” der.

Bu gün ülkemizde laik düzen karşıtı, bir iktidar vardır. Kendine aydın denilen pek çok yazar bu durumu muhafazakârlık diyerek geçiştirmektedir. Oysa her konuya olduğu gibi, laiklik karşıtlığı olgusuna da sınıflar açısından bakmak gerekir. Nasıl olurda Kapitalizm öncesi bir üretim tarzının, düşüncesi iktidar olur?

Hikmet Kıvılcımlı, Tarih Devrim Sosyalizm ve Osmanlı Tarihinin Maddesi kitaplarında, bu üretim tarzlarını açıklığa kavuşturur(1,2). Antika Tefeci-Bezirgân sınıf gerçekliğini ortaya koyar. İngiltere kapitalizme ilk geçişin örneğidir. Çünkü ada ülkesi olan İngiltere Tefeci-Bezirgân ilişkilerden en uzakta kalan ülkedir. Ülkemiz ise 4000 yıl öncesinden Sümer kervanlarından beri bu sınıfın etkisi altındadır. Din istismarcısı olup, anasını boyayıp babasına satan bu sınıfın üretimle ilgisi yoktur. Köylüyü, çiftçiyi haraca bağlar, malları stok ederek fiyatların artmasını sağlar. Hem üreticiyi hem de tüketiciyi sömürür. Dini istismar eder, İslamı da kendine göre yorumlar. Faizcidir. Ortaçağcıdır. Herkesten fazla Müslüman görünerek, malı götürür. Osmanlı miri toprak düzeni tımarlı sipahi geleneği, ilkel komünal toplum gelenekleridir. Kolektif aksiyon ile bezirgânlaşmış medeniyetlere son verilir. Kanuni Sultan Süleyman’ın başlattığı kesim düzeniyle, halkımızın dirlik düzeni dediği bu düzen bozulur. Buna rağmen 1864 yılına kadar, Osmanlıda özel tapu verilmez. Bugün memleketi yağmalayanlar işte bu Tefeci-Bezirgân sınıfın günümüzdeki örneğidir.

Emperyalistler bizim gibi ülkelerde, halkın sosyal olarak ilerlemesine izin vermezler. Bu nedenle,  en geri düzeni savunan sınıflarla işbirliği yaparlar. Bugün Fas’tan, Hindistan’a kadar yaşanılan coğrafya, bu durumu anlatan örneklerle doludur. İran’da 1951’de ilerici-halkçı Musaddık iktidarı ABD ve İngiliz ajanlarının yardımıyla devrilir. Afganistan’da ilerici reformlar yapmak isteyen iktidarlar hep karşılarında başta İngiliz, sonra da ABD emperyalizmini bulur. Bu gün Suriye ve Irak’ta aynı gerçeklik yaşanmaktadır.

Geçen hafta, Fransa’da Charlie Hebdo karikatür dergisine yapılan saldırıyla 12 dergi çalışanı öldürülmüştür.  Saldırıyı yapanların köktendinci örgüt üyeleri olduğu söyleniyor. Terörün her türlüsüne karşıyız denip işin içinden çıkılamaz. Ortadoğu’da, Libya’da terör uygulayanlar hangi devletlerdi? Afganistan’da Taleban’ı, El Kaide’yi kimler meydana getirdi? Bunları görmek gerekiyor.   Meselenin derinine girmeden, sınıflar tahliline bakmadan ortaçağcı gericilik niye terörü kullanır anlaşılmaz.  İşte bu noktada Hikmet Kıvılcımlının teori ve pratiği bize bu durumu anlamamıza, kılavuzluk ediyor. Bugün Kıvılcımlı’nın,  dünyanın ve ülkemizin ekonomik ve sosyal gerçekliğini, açıklığa kavuşturduğu kitapları okumanın tam zamanıdır.

1)Hikmet Kıvılcımlı Tarih-Devrim-Sosyalizm, Derleniş Yayınları.2006

2) Hikmet Kıvılcımlı Osmanlı Tarihinin Maddesi, Derleniş Yayınları.2010

 

Yorumunuzu Eklemek İstermisiniz?

Ad ve Soyad :

Eposta Adresi :

Bu içerikler de ilginizi çekebilir

  • Doktor İntiharları Neden Oluyor? Doktor İntiharları Neden Oluyor?..
  • Ekim Devrimi 100 yaşında… Ekim Devrimi 100 yaşında…..
  • Ekonomi Tıkırında.. Ekonomi Tıkırında....
  • Denetim diye bir şey kalmadı… Denetim diye bir şey kalmadı…..
  • Sınavlar kalkınca, Eğitim düzelecek mi? Sınavlar kalkınca, Eğitim düzelecek mi?..
  • Şikâyetiniz Nedir? Şikâyetiniz Nedir?..

Bölümün diğer içerikleri

  • Doktor İntiharları Neden Oluyor? Doktor İntiharları Neden Oluyor?..
  • Ekim Devrimi 100 yaşında… Ekim Devrimi 100 yaşında…..
  • Ekonomi Tıkırında.. Ekonomi Tıkırında....
  • Denetim diye bir şey kalmadı… Denetim diye bir şey kalmadı…..
  • Sınavlar kalkınca, Eğitim düzelecek mi? Sınavlar kalkınca, Eğitim düzelecek mi?..
  • Şikâyetiniz Nedir? Şikâyetiniz Nedir?..