Dil’deki Cehalet

Betül ERİKÇİ” Yazdı..

Kabul edelim ki ülkemizde kadın olarak yaşamak gerçekten çok zor. Kadını milletçe baskı altına alma gibi ayrı bir çaba ve gayret sezinliyorum. Niçin kadın bakan sayımız yok denecek kadar az. Ülkemizde kadın bir lider neden çıkamıyor, eksik mi yarım mı ya da. Bir kesim her şeyin farkında amaç diğer kesimi hızlı bir şekilde bilinçlendirmek. Genç kızsan el alem ne der, evliysen evli barklı kadınsın otur oturduğun yerde, boşanırsın dul damgasını yedin otur. Kadın haklarının alenen suiistimal edildiği bir ülkede yaşıyoruz maalesef. Tecavüz ediyor gerekçesi neymiş efendim tahrik etmiş, o saatte o kıyafetle çıkarsa hak ediyormuş. Hükümetin caydırıcı yaptırımları olmadığı için her geçen gün artarak devam ediyor kötü olaylar. Kadınların istediğini giymeye, konuşmaya, yapmaya hakkı yok. Anlayacağınız kadın ikinci sınıf insan muamelesi görüyor.

Bir ülkenin lisanı kadına nasıl davrandığı o ülkenin kültürel varlığını ortaya koyar.

Bana göre bunların sebeplerinden birisi yıllar evvelinden beri gelin insanların bilinçaltına yerleşen lisanı haline gelen kelimeler kadını yermek hor görmek ve aşağılamayı güdümleyen kelimeler. İşte onlar;

BAYAN; Kökü bay’dan türetilen yanlışın başladığı nokta. Bayan değil KADIN.

KADIN GAZETECİ; Siz hiç erkek gazeteci duydunuz mu? Onların adı gazeteci. Peki biz neden kadın gazeteci oluyoruz.

KADIN MİLLETVEKİLİ; Erkek milletvekilli demiyorsak, kadın milletvekili de demeyeceğiz.

KADIN YAZAR; Erkek yazar diye bir ayrım yoksa kadın yazar diye bir ayrım da olmayacak. Kadın yazar farklı bir tür değildir.

KADIN POLİS; Buyurun bir ayrımcılık örneği daha. Kadınlığı vurgulamak neyin nesi. O da polis bu da polis.

ADAM KESMEK; Adam derken insan denmek isteniyor aslında. Çünkü kesilen sadece erkek değil ki, kadınıyla erkeğiyle insan.

ADAM ÖLDÜRMEK; Aynı cinsten bir örnek daha.

ADAM ETMEK; En fena ayrımcılık ifadelerinden birisi. ”Kadın Etmek” ne kadar komikse bu da öyle. Düzgün insan olmanın adı “adam olmak” demekse kadınlar yandı demektir.

ADAM GİBİ; Şu işi “adam gibi yapamadınız gitti” İyi ama ben kadınım, o işi erkek gibi nasıl yapabilirim.

BİLİM ADAMI; Ne yani cinsiyetin farklı da olsa bilim adamı mı olmak zorundasın? Herkesin olması gereken: Bilim insanı.

İŞ ADAMI; Gördüğünüz gibi biz kadınlar iş ve ticaret dünyasında da sürülmüş vaziyetteyiz. Hayııır! Biz de İŞ İNSANI olmak istiyoruz.

İNSANOĞLU; Bu en fecilerinden birisi. Hangi cüretle biz kadınları insan olmaktan kovuyorsunuz.

KIZLIK SOYADI; Erkeklerin bir tane soyadın var biz de maşallah ibadullah.

İŞİNİN ERİ; İşini iyi yapmak için illa erkek olmak şart yani. Öyle mi? İşini iyi yapan kadınlara ne olacak peki? Yapmayın lütfen..

BABA PARASI; Paranın sahibi erkek. Para kadına ait olsa da sahibi erkek. Baba, aileyi temsil ediyor ve temel de kadın sıfır mı yani? Geçiniz efendim bunları geçiniz.

BABA EVİ; Paranın da evin de sahibi erkek. Kadın o evde köle. Maalesef geçti o “Bor’unu Pazarı”.

ELİNİN HAMURUYLA; Kadını aşağılamak için kullanılan bir ifade daha. Devamı da, erkek “işine karışmak”. Kadının sen, kadın kal denmek isteniyor ama artık denmese çok iyi olacak.

EVDE KALMAK; Anlayan beri gelsin! Erkekler evlenmedikleri zaman nerede kalıyor acaba? Kadınları aşağılık kompleksine sokmak için icat edilmiş ve artık çöpe gitmesinde fayda var.

Bu sözler kadını alenen bir biçim de ayrımcılığa, küçüksemeye sürüklediğini gözlemliyorum. Üstelik bu durumun çok uzun yıllara dayanan bir geçmişi var. Dilimize pelesenk olduğu için “lafın gelişi” dense de lafta başlayıp uygulaması hayatımıza çoktan sızmış bile. Kadına bakışı tamamen değiştiren. Eksik, yarım mesajını içeren bu sözler kadına yapılan psikolojik şiddet bana göre. Biz kadın erkek eşitliğinden haklarından hukuklarından bahsediyoruz onlar şurada dursun henüz telaffuz da bir eşitlik yok. Pozitif ayrımcılığı hep desteklediğimi belirtiyorum kadınların ötekileştirilmemesi adına.

Bu kelimelerin gazetelerden, dergilerden, televizyonlardan, medyadan yani tedavülden kalkması şart.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

535 Defa Okundu.