Değişime Yabancı Kalma

Betül ERİKÇİ” Yazdı..

 

Kabul ediyorum ataerkil bir toplumdan geliyoruz. Bunu yok saymak zaten ayıbın büyüğü olurdu herhalde. Ama anlam veremiyorum tamam geçmişini kabul etmeyen puşttur demiş atalarımız tamam kabul. Ama bunun bu şekilde devam etmesi ne kadar doğru yahu. Ben demiyorum örf adetlerimizi görgü kurallarımızı silip atalım asla hayır amma velakin böyle geldi böyle gider mantığı da hiç doğru değil; teknoloji, bilim de her gün yeni atılımlar yapılıyor dünyada insanlar uçan arabalar yapıp trafiğe öyle çıkmanın planları peşinde.

Bu söz nasıl bir laftır, kim çıkarmış bunu kim demiş bu devran böyle geldi böyle gider. Hadi böyle bir varsayım ortaya atılmış yıllar önce bu doğrunun peşinden koşmak ne kadar doğru peki.. Değişimin en büyüğü değişime açık olmaktır. Ve insan doğası yaradılışı gereği illaki değişecek, hiç kimse değişmem demesin kim çıkıp diyebilir ki ben bir yıl önce ki yaptığım hareketi iyi ki yapmışım der ki. İstisnalar kaideyi bozmuyor dediğinizi duyar gibiyim saygı ve hürmet sunuyorum o insanlara da elbette.

Bakın mesela iki arkadaş cinsiyet gözetmiyorum birisi evleniyor ve çocuk sahibi oluyor, diğeri bekar kariyer ediniyor. İşte bakın kopuş nokta silsilesine birisinin telaşesi başka diğerinin farklı. Ha gayret ver bir el diyerek bir görüşme buluşma ayarlanıyor, birisi bebeğin gazını nasıl çıkardığını anlatırken, diğeri iş hayatında ayağının nasıl kaydırılmak istendiğini nasıl toparladığını anlatıyor. Evet bakın bu iki arkadaşın nasılda ortak noktasının kalmadığını, konuşurken farkında olmadan sıkıldığını hatta evlerine gidince eleştirilerin daha da sertleştirdiğini düşünüyorum.

İnsanlar değişimi kabul etmek zorunda.

Bakın arkadaşlar kendinize gelin insanların zamanla değişeceğine inanmaktan başka çareniz yok. Ha karıştırmayın şunu karakter demiyorum size; bulunduğu ortam, yaşı, konumu, yeni alışkanlıklar edinmesi ve buna benzer unsurlardan fikirler illaki değişime uğrayacak. Bu fikre inanmayanların çektiği sıkıntılardan kısaca bahsetmek gerekirse; bakarmısın ne kadar da değişti eskisi gibi değil ilk günkü gibi davranmıyor bana gibi gibi. Elbette değişecek yaş aldı çünkü o, kitap okudu, öğrendi, tecrübe edindi, iklimleri karış karış gezdi, at gözlüklerini çıkarıp attı, olgunlaştı, ehlileşti, daha ılıman bir insan oldu, ani yükselişlerin faydasız olduğunu sezdi, ona uzak fikirler nasılda yakının da olduğunu anladı, çünkü kötü anılar biriktirmişti herhangi bir şeyler onu yapmak istemediği sevmediği bir şeyi sevdirmenin yolunu buldu.

Değişime açık olmak değişmenin en güzel sanatıdır.

 

549 Defa Okundu.