CHP Lideri Kılıçdaroğlu: “OHAL Uygulamasına Karşıyız”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Biz OHAL’i değil demokrasiyi istiyoruz, savunuyoruz" dedi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. 8 Nisan’da Roman v...
Kılıçdaroğlu: "ohal Uygulamasına Karşıyız" (2)

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Biz OHAL’i değil demokrasiyi istiyoruz, savunuyoruz” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. 8 Nisan’da Roman vatandaşlarla buluştuklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Roman kardeşlerime açık söylüyorum; kimliğiniz, yaşam tarzınız, inancınız ne olursa olsun, insan Allah’ın yarattığı varlıktır dedik, başımızın üstünde yer vardır dedik. Bir çalışma oldu ve o çalışmanın sonunda da Romanların 5 temel sorunu olduğunu tespit ettik. 12 yıllık bir eğitim getirirseniz ve eğitim çantası, kalemi, servisi, kitabı ücretsiz olursa hiçbir Romanın çocuğu okulu terk etmez. Kitap, defter, kalem alamıyor çocuk okulu terk ediyor. Sadece Romanlar değil, Türkiye’deki bütün fakir aileler aynı durumla karşı karşıya. Kitapları bedava veriyorsun, defteri, kalemi, silgiyi, servisi, öğle yemeğini niye vermiyorsun. Bir bölgede yapılan özel bir çalışmada hiç okula gitmeyen Roman sayısı yüzde 24, ilkokul mezunu yüzde 43, ilköğretimi terk düzeyinde yüzde 21,4, ortaokul mezunu yüzde 8.4, lise mezunu yüzde 2, üniversite mezunu binde dört. Sigortalı çalışan roman sayısı yüzde 3,5. Kayıt dışı çalışanlar yüzde 96. Romanlara kucak açan, sorunları için çözüm üreten tek parti CHP’dir. Çünkü bu parti Atatürk’ün partisidir. Diyorlar ki, Romanlar günlük yaşıyorlar. Sen 5-6 bin lira para verdin de onlar günlük yaşıyor. Onlara aile sigortasını anlattım. Hiçbir Roman annesi dilenmeyecek. Zorunlu olmadıkça çalışmayacak. Aile sigortası kapsamına alacağız, aybaşında aylığını çekecek, herkesin parasını vereceğiz” ifadelerini kullandı.

Osmangazi Üniversitesinde yaşanan olay

Osmangazi Üniversitesindeki yaşanan olayın herkesi derinden üzdüğünü söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bir kişi, bir araştırma görevlisi ve üç akademisyeni katletti. Bir akademisyen, hayatını bizim çocuklarımıza vermiş bir kişi, kalktı 4 kişiyi katletti. Bu noktaya nereden geldik? Nasıl oldu da bir üniversitede katliam yaşanıyor? AK Parti’nin genel başkanı olan bir zat ‘tanıdığınız FETÖ’cüleri ihbar edin. Nerede bildiğiniz bir FETÖ mensubu varsa bildirin.’ Vatandaşları, muhtarları, bakkalları muhbirliğe zorladı. Bu katliamı yapan kişi de kime kızdıysa FETÖ’ücü diye damgalamış. Bir cadı avı başlatıldı. Hapishaneler tıklım tıklım dolduruldu. Aile boyu suçlamalar yapıldı. Bu katliamlara siyasal ortam hazırlandı. Ölen kişinin kanları bu muhbirliğe vatandaşı davet edenin yakasındadır” diye konuştu.

“Kardeşim şeker üret, Orta Doğu’ya sat”

Şeker Mitingiyle ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Çorum’da şeker mitingi yaparken söyledik, asla oraya bir partinin bayrağı ile gitmeyeceğiz dedik. Şeker vatandır, vatan satılmaz dedik. Her vatandaş yılda 35 kilo şeker tüketir. Bir kişi hariç. Sarayda yaşayan, o şeker kullanmıyor. Bal ve badem ile besleniyor. Sen badem sütünü nerede kullanıyorsun diye soruyorum tık yok. Badem unuyla kek yapıyorsun orada da tık yok ama Kılıçdaroğlu deyince dili kapı gibi maşallah. Bir yıl petrol kullanmazsanız ölmezsiniz, ama bir yıl şeker kullanmazsanız hayatınızı kaybedersiniz. Kardeşim şeker üret, Orta Doğu’ya sat. İngiliz, Fransız satacağına sen sat. Otur şekerini üret sat. 15 yıllık süre içinde bir tek şeker fabrikası bile açmamış. Şeker fabrikalarını Atatürk, İnönü, Menderes, Demirel, Ecevit, Erbakan, Özal kurmuş ama bir kişi kurmamış. O da diyor ki madem onlar kurdular ben bu şeker fabrikalarını satacağım diyor. İntikam alacağım diyor, Erbakan’dan, Demirel’den, Ecevit’ten, Özal’dan. Sana hiçbir şeker fabrikasını kapattırmayacağız. Binlerce kişi çalışıyor, hayvanlara posası kullanılıyor. Bunlar hayvancılığı öldürdüler. Yemin yüzde 50’si ithalat. Dünyanın en pahalı yemini veriyorsun. Yem bulunmuyor, saman ithal ediyorsun.”

“Biz Kuvayi Milliye’ciyiz”

Şeker pancarlarının ormandan 3 kat daha fazla oksijen ürettiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Siz bunları yok etmek için adeta yemin etmişsiniz. Biz de bunlara karşı çıkınca üzerimize bütün araçlarıyla geliyorlar. Televizyonları, gazeteleri üstümüze geliyorlar. Siz kimsiniz, biz kimiz. Biz Kuvayi Milliye’ciyiz. Biz kendi vatanımızı koruruz. Kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olan Türkiye, kendi kendine yeten bir ülke olmaktan çıktı. Nohuttan tutun samana kadar ithal ediliyor. Bu ayıptan Türkiye’yi biz kurtaracağız. Erzurumluya, Yozgatlıya da sesleniyorum. Oyunu verdin, her sene nüfusun azalıyor. Herkes büyük şehirlere gidiyor acaba ekmek bulabilir miyim diye. Niye satıyorlar? Yakayı tefeciye kaptırmışlar da ondan. 150 milyar dolar dışarıdaki bir avuç tefeciye faiz ödediler. Dilin kapı gibi uzun desene 150 milyar dolar faiz ödemedik diye. Diyemiyor. Hiç kimse günaha, harama ortak olmasın. Düne kadar bağırıyorlardı faizler çok yüksek, KHK’larla faizler düşmezmiş. Talimat ver o zaman. Merkez Bankası emrinde, Ziraat Bankası, Halk Bankası, Vakıflar Bankası emrinde. Faizi düşür. 700 milyon doları verecekler o televizyonlar, gazeteler, CHP’ye karşı çıkacak sabah öğle akşam AK Parti’yi ve Erdoğan’ı övecek. Millet senden bıktı artık. Koltuk ittifakı kurdular, biz şeker ittifakı kuruyoruz. Çorum’dan sordum beyefendiye, dedim ki, -Sevgili Erdoğan, Türkiye Sudan’da tarım arazisi kiraladı.- Doğru mu yanlış mı? Tık yok. Bütün çiftçilere sesleniyorum, Sudan’daki vatandaşı destekliyor, seni köstekliyor. Sandıkta hesabını sormak senin namus borcundur” açıklamasında bulundu.

Kılıçdaroğlu, AK Parti’nin 1 Şubat 2007’den 9 Nisan’a 2018’e kadar 26 ekonomi paketi açıkladığını anlatarak, “Fakat ekonomi dikiş tutmuyor. Ekonomi canlanmaz. Canlandırmak istiyorsan sanayiciye hukuk güvencesi vereceksin, yabancıların da can ve mal güvenliği olacak” dedi.

“OHAL uygulamasına karşıyız”

OHAL uygulamasına karşı olduklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “OHAL’i kaldıran rahmetli Bülent Ecevit’tir. Vatandaş diyebilir ki OHAL ne demek? OHAL Adıyamanlı tütün üreticisinin sırtına vurulan coptur. 10 Ekim anmasında acılı ailelere biber gazı sıkmaktır. İnsan hakları heykelinin etrafını çevirip koruma altına almaktır. Heykelden korkmaktır OHAL. İnsan hakları heykelinden bile intikam almak duygusuyla eylem yapıyorsunuz. OHAL milli iradeye kayyum atamak demektir. OHAL zam demektir, zulüm demektir. Milyonlarca aileyi mağdur etmek demektir. O nedenle biz OHAL’i değil demokrasiyi istiyoruz, savunuyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“PYD’yi listeye koyamıyorsun”

İran ve Rusya ile Türkiye’deki görüşmelere ilişkin Kılıçdaroğlu, “Bir bildiri yayınladılar. Terör örgütleri sayılıyor, IŞİD, El Nusra, El Kaide sayılıyor ama bir terör örgütü bilinçli olarak sayılmıyor. Niye sayılmıyor PYD? Ben dünya lideriyim diyor. 2 kişiyi ikna edemedin mi? Afrin’e askerler boşuna mı gitti? PYD’yi listeye koyamıyorsun. Ben sana bir soru sorayım Erdoğan, PYG’yi oraya koymaya senin gücün mü yetmedi, yoksa sen cesaret edip söyleyemedin mi, yoksa söyledin o iki lider seni mi takmadı? Sevgili Erdoğan cevabını ver bekliyorum. Sen PYD’ye neden destek oldun. Sevsinler senin dünya liderliğini. Bir bildiriye bu ülkenin belası olan bir terör örgütünün adını koyamıyorsan ne dünya lideri” dedi.

Cumhurbaşkanının tarafsız olması gerektiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Muhtarlar kongresine gidiyor, il, ilçe kongrelerine gidiyor. Sen namusun ve şerefin üstüne yemin ettin ya. Bir ülkede bir siyasetçi namusunu ve şerefini ayaklar altına alır mı? Doktor arkadaşlarımız duymasınlar, zatta bir Kılıçdaroğlu hastalığı belirmiş. Ben olmasam konu yok Türkiye’de. Çünkü dertleri benim dışımda dile getiren yok. Bu ülkede milyonlarca mağdur var. Bunları söyleyince vay efendim siz doğruları söylemiyorsunuz diyorlar. KHK ile işçi sorunu çözülmez diyor. KHK ile çözülmüyorsa TOBB Başkanına niye o talimatı veriyorsun herkes bir işçi alsın diye. O almıyorsa demek ki kimse seni takmıyor. Kimse seni takmıyorsa sen lidersin çıkar KHK kimse seni takmıyorsa ya bir işçi alırsın ya seni hapse atarım de. Garibanı atıyorsun, üniversite hocasını atıyorsun. İbrahim Kaboğlu’nu, Ömer Gergerlioğlu’nu Pelin Buzluk’u, Funda Başaran’ı, Funda Cantek’i atıyorsun, KHK ile atıyorsun ama bir işçiyi aldıramıyorsun. Senin demek ki gücün yetmiyor arkadaş. KHK ile faiz inmezmiş, ben de biliyorum inmez. Nasıl iner? Üretimle iner. Katma değeri yüksek ürün üreteceksin. İstihdam alanları oluşturacaksın. Senin bunları anlama yeteneğin ve kapasiten yoksa günah bende değil ki” değerlendirmesinde bulundu.

“Sağ olsun beni övmüş”

Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Sağ olsun beni övmüş. Ömründe devletten aldığının dışında tek kuruş kazanamamış adam diyor. Evet devlette çalıştım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütçesinden sonraki en büyük bütçeyi yönettim. Bütün hayatımı incelediler acaba bir kuruş yolsuzluk bulabilir miyiz diye. Bulamadılar, bulamazsın. Bizim ahlakımızda kul hakkı yemek yoktur. Bizim Man Adası’nda şirket kurmak gibi bir ahlaksızlığımız olmaz. Bizim çocuklarımız dayılarımız amcalarımız 15 milyon dolarlık ticareti 1 sterlinlik şirketle yapmazlar. Bu ülkede vergi vermemek için Man Adası’nda şirket kuranların arkasında duruyorsun. Sen beni anlamayamazsın. Beni anlaman için inanç sahibi olman lazım. Diyordu ki ben yırtık ayakkabı ile siyasete girdim, ben yırtık ayakkabı ile siyasete girmedim. Siyasete girdiğim gün mal varlığımı internet siteme koydum. Sen mal varlığını internet sitesine bile koyamıyorsun. Bir eğrinin beni övebileceğini hiç düşünmemiştim. Aslında Erdoğan’ın benim zekamı ve becerimi alay konusu yapmak istiyor. Bu devlet memuru. Devletten aldığı maaşla ancak geçiniyor bu Türkiye Cumhuriyetini yönetemez. Bu algıyı kendine göre yerleştirmek istiyor. Bir şeyin altını özenle çizmek isterim. Devlet hizmetinde olanlar için maaşın dışında para kazanmanın sebebi zeka düzeyi ve beceriklilik değildir. Ahlaktır, devlet adamlığıdır ve sadakattır. Garip gurabanın hakkına el uzatmamaktır. Devlet yönetiminde bunlar vardır” ifadelerini kullandı.

“Er meydanını tespit et gelmeyen şerefsizdir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ’Bay Kemal sen er meydanına gelmezsin’ sözlerine değinen Kılıçdaroğlu, “Çok şükür nihayet böyle bir davet geldi. Erdoğan, sana çok açık ve net çağrı yapıyorum. ’Sen er meydanına gelmezsin’ diyorsun bana. Er meydanının tespitini sana bırakıyorum, er meydanını tespit et gelmeyen şerefsizdir” açıklamasında bulundu.

605 Defa Okundu.