Bir daha da gelme

ZAHİDE YALÇIN / Yazdı   Nihayet 2018 pılısını pırtısını toplayıp gidiyor. Ardından üzülen, ağlayan, “gitme” diye yalvaran olur mu? Olur. Elbette pek çok kötü dönemde olduğu gibi 2018 yıl...

26 Aralık 2018

ZAHİDE YALÇIN / Yazdı

 

Nihayet 2018 pılısını pırtısını toplayıp gidiyor. Ardından üzülen, ağlayan, “gitme” diye yalvaran olur mu? Olur.

Elbette pek çok kötü dönemde olduğu gibi 2018 yılında da beş parasızken köşeyi dönenler, kaustan ve krizden beslenenler, liyakat sahibi değilken mevki makam bulanlar, “su akarken kovamı doldurayım” diyenler, bildiğini söylemek yerine kıs kıs güldüğü için ödüllendirilenler… Oldu mu, oldu.

Ancak ben 2018 yılının arkasından su dökenlerden ve “bir daha gel” diyenlerden değilim.

Umudum o dur ki; 2018 yılı giderken beraberinde kadın cinayetlerini, kadına yönelik şiddeti, çocuk istismarını, çocuk kayıplarını, çocuklara işkenceyi, hayvanlara işkenceyi ve tecavüzü birlikte götürür.

Umut ederim 2019 dilek ve temennilerde ifade edilen güzel değerleri de nihayet birlikte getirir. Zira bekleye bekleye bir hal olduk güzellikleri! Şu ana kadar gelen gideni arattı.

2018 yılının bize ait güzel değerleri ve erdemleri beraberinde götürmeyip bize bırakmasını istiyorum.  Sen kötülükleri at git sırtına; dürüstlük, güzellik, sevgi, merhamet gibi duygular bize kalsın.

Vicdanlı yetişsin çocuklarımız, vicdansızlığa da karşı dursun. Sahi vicdan derken gücün neresinde duruyor vicdan? Vicdanlı ve insan olmak, güçlü ve makam sahibi olmaya ne zaman değişecek? Kim bilir?

2018 ceketini giyip evimizden giden bir misafir gibi. Sahi biz onu uğurlarken nasılız? Hangi değerlerimizi koruyabildik?

Komşuluk, akrabalık, arkadaşlık, yoldaşlık ilişkilerinde neleri koruyabildik? Nelerden vazgeçebildik sevdiklerimiz için? Sahi çıkarlarımız için taviz mi verdik, yoksa dimdik durabildik mi, zarar etsek de? Çocuklarımız sorduğunda içimiz rahat mı yarınlarda?

Gönül rahatlığıyla uğurlayabiliyor muyuz hayatımızdaki bir yılı? Yoksa keşke, mi diyoruz?

El sallarken 2018, bakabiliyor muyuz yüzüne gönül rahatlığıyla?

Hangi güzel değerlerimizi astık vestiyerimize 2018 bizdeyken,  giderken “şu bende kalsın, bu benim” diye sahipleneceğimiz neler var?

Emek verip yarattığımız, sahip çıkmak için mücadele ettiğimiz, elde etmek için bedeller ödediğimiz, hatta uğruna ölmeyi göze alıp koruduğumuz değerler…

Sahip olduklarımız ve 2018’de gitmesine izin vermeyeceğimiz değerlerimizi yaşatmak için halen uğraşıyorsak ne mutlu bize. Sahip çıkabileceğimiz değerlerimiz yoksa lafımız da yok, iyisini de kötüsünü de alır kendine ait olan misafirimiz vestiyerden ve çekip gider.

Şu ana kadar biriktirdiğim değerlerimi bana bırak 2018, kötülüklerini de al git ve bir daha gelme.

Gelen yıllara dair güzel umutlarım var. Çocuklar için dileklerim. Zira onlar çok masum ve yaşanan olumsuzluklarda hiçbir katkıları yok. Korumamız, yaşatmamız ve yarına hazırlamamız gereken çocuklarımız için çok ama çok şey umut ediyorum. Modern ötesi bu dünyayı, ancak çocuklarımız yeniden şekillendirip güzel tohumlar ekebilir.

Zira biz onları, “Kendi mutluluğundan başka hedefi olmayan insan kötüdür” anlayışıyla yetiştiriyoruz. Çevresindeki güzelliklerin sadece kendine bahşedilmediğini, tüm canlıların bu güzellikler üzerinde hakkı olduğunu anlatıyoruz.

2018’e el sallarken, 2019’a hastanelerde giren hastalara şifa, evlatlarını kaybeden ve yeni yıla eksilerek girenlere sabırlar diliyorum.

İnsanların; daha güzel ve daha insani koşullarda yaşaması için emek verenlerin, önünde saygıyla eğiliyor, yeni yılın mutluluk getirmesini umut ediyorum.

 

 

 

919 Defa Okundu.
[pro_ad_display_adzone id=172609]